|
Aphrodisias Kenti 7.yüzyılda Aphrodisias ismini terk ederek
Bizanslılaştırılmasının etkisiyle Stavropolis (Haç kenti) adını almış Bizans
döneminde önemini koruyan bu bölge için Karia adı kullanılmaya başlanıldı. Antik
Aphrodisias şehrinin harabeleri üzerinde devam eden yaşam 1260 yılında Türklerin
buraya egemen olması ile Karia olarak bilinen bölgenin ismi bu yerleşime
verilmiş ve GEYRE adını buradan almış kuruluşunda böylece gerçekleşmiştir.
Geyre'de antik çağlarda kavimlerin henüz belirlenmediği dönemde yerli olarak
Anadolu halkı yaşıyordu. Sonra Karia'lılar burada ilk devleti kurdular.
Helenistik dönemde parlak bir yaşamı olmayan kent Roma döneminde bazı
imtiyazlarla, mermer ocaklarının yakınında ve kaliteli olmasıyla hızla
gelişmiştir. Kent Roma egemenliğine girmiştir.
Aphrodisias'ta ilk kazılar 1904-1905 yıllarında Paul Gaudin
tarafından yapılmıştır, 1961 yılında Newyork Üniversitesi adına Prof. Dr. T. Kenan ERİM tarafından bilimsel anlamda kazılara başlanılmıştır. Depremler
nedeniyle Geyre Köyü bu günkü yerleşim yerine 1960 yılında nakledilmiştir. Eski
Geyre yerleşim yeri şimdiki Aphrodisias müzesi ve ören yerinin olduğu yerdir.
1990 yılında Prof. Dr. T. Kenan ERİM'in ölümünden sonra kazılara R. R. Smith başkanlığında devam edilmektedir. Eski Eserler ve Anıtlar Kurulunca 1976
yılında sur duvarlarından itibaren 1 km. I. derece, 1 km.'den sonrada 250 mt.lik
alan III. Derece sit alanı olarak ilan edilmiştir. Dolayısıyla buraya yerleşen
meskenlerin 2/3'ü sit alanı içerisinde kalmıştır.
Geyre Beldesi İlçe merkezine 13.km mesafede Ataeymir Kasabası,
Ören, Yeşilyurt, Yazır, Işıklar, Palamutçuk köyleri ve Karacasu ilçe merkez
yerleşim birimleriyle çevrili 1486 hektar yüz ölçümde ortalama 600 mt.
Yükseklikte çevresindeki yerleşim birimlerine göre yazıları serin kışları da
soğuk geçer.
|