1. Kabartmalı Lahit
2. Aphrodisias Müzesi
3. Tetrapylon
4. Tiyatro
5. Odeon
6. Hamamlar
|
| |
| |
Aphrodisias |
|
Aphrodithe Tapınağı |
Bir zamanlar Lidya eyaletinin başkenti olan Aphrodisias Nazilli'nin 38 km güneyinde, Karacasu bölgesinin
Geyre köyünün yakınlarında bulunuyordu. Eski zamanlarda şimdi olduğu gibi Aphrodisias çekici mermer yapıları hiç şüphe yok ki zengin bitkileri Dadaloz vadisinin ortasında badem, nar ve kavak ağaçları ile beliriyordu. Şehrin
zenginliği kültürel ve politik önemi yapılarının büyüklüğü ve ihtişamından açıkça belli oluyordu. Aphrodisias adı güzellik, aşk, doğa ve bolluk
tanrıçası olan Aprodile'den geliyor ve en ünlü tapınaklardan biriydi. Fakat bu asıl ismi değil. Tarihçi Stephanos'a göre Lelegianlar
tarafından bulundu ve ilk olarak Lelgono... |
|
Aphrodisias kentinin en önemli yapısı kuşkusuz Aphrodithe tapınağıdır. Tapınağın ilk yapımı Arkaik devirde
gerçekleştirilmiştir.
Kentlerinin Medler ve Babiller tarafından yıkılışından sonra Ninova'dan gelen Asurlular, bu gözden uzak yöreye Asur'un aşk ve
güzellik tanrıçası İştar'ın kültünü de beraberinden getirdiler. Aphrodisias'da yapılan kazılarda ortaya çıkan bir kabartma üzerinde
yer alan Asur kralı Ninos ve karısı Semiramis'in betimleri de bu tezi doğrulamaktadır. İşte Aphrodithe kültünün temeli de bu
mezopotamya kültürüdür. |
| |
Tetrapylon |
|
Odeon ve Bishop's Sarayı |
Tapınağın hemen doğusunda ve kuzey-güney caddesi üzerinde yer alan
bu anıtsal kapı İ.S. 2. Yüzyıla
tarihlenmektedir. Korinth nizamında yapılmış olan bu yapı, Hellence, tetra: dört, pylon: kapı anlamına gelir. Dört tarafındaki dörder
sütundan oluştuğu için bu adı almıştır. Tam olarak bir işlevinin olduğunu söylemek zordur. Tapınağın giriş binasının aksında
değildir. Ancak tapınağa ulaşan merasim alaylarının burada toplanarak tapınağa gittiğini söyleyebiliriz. Genel anlamda bu yapı
Aphrodisias'lı mimar ve yontucuların salt gösteriş amacı ile... |
|
Odeon; konferans salonu, konser alanı ve tiyatrodan farklı; devleti iyi bir şekilde
koruyabilen bir yapıdır. MS. 2.yy.da inşa edilen yapı, mabedin güneyinde bulunmaktadır. Tapınağın güneyinde yer alan bu yapı, tesadüfen 1962 yılında
keşfedilmiştir. Yarım daire şeklindeki bu yapı 2. yy. da yapılmış, üst sıraları 4. yy. depremleri sırasında yıkılmıştır. Kırılan fay hatları nedeniyle,
orkestranın içine kış mevsimleri su dolmaktadır. Taban döşemesi olarak opus-sectile, mavi beyaz mermerler, zarar görmemeleri için yerinden sökülerek depoya
taşınmıştır. |
| |
Agora |
|
Banyolar ve Hadrian |
Agora İÖ. 1. yüzyılda planlanmış ve yapımına başlanmıştır. Odeonun güneyinde yer
almaktadır. Özgün
yapının
etrafı çepeçevre sütunlarla çevriliydi. Bugün batı ve doğu köşelerindeki İon tarzı başlıklar taşıyan sütunların bazıları ayakta kalmışlardır.
Kavak ağaçları ile yan yana ve onlarla yarışırcasına gökyüzüne tırmanan bu sütunlar tiyatronun üzerinden bakıldığında rahatlıkla görülebilir.
MÖ. 1 yy.ın sonlarında yapılan bu Pazar yeri aynı zamanda, popüler bir toplantı yeri olarak kullanılmıştır.
 |
|
Roma İmparatoru Hadrian Anadolu'ya yaptığı seyahatlerin birisinde Aphrodisias'a da gelmiştir. Kent meclisi bu ziyaretin anısına bu hamamları yaptırmışlardır. Hamam kadın erkeklerin ayrı ayrı yıkandıkları iki büyük bölümden oluşmaktadır.
Kuzey yöndeki girişin hemen önünde köşelerinde büyük sütunların yer aldığı mermer bir havuz yer almaktadır. Hemen sağ tarafta biri birine paralel odalar
sırasıyla hamamın soyunma giyinme (apodetarium), soğukluk (frigidarium), ılıklık (tepidarium) ve sıcaklık (kaldarium)
kısımlarını oluşturmaktadır.Yapının altında ısıtma sistemini oluşturan karmaşık
galeri ve dehlizler... |
| |
Tiyatro |
|
Sebasteion |
1960 yıllarının başında tiyatroyu kazmaya karar veren Prof. Dr. Erim için en önemli sorun, tiyatronun üzerinde yer alan Geyre köyünün evleri idi. Önce eski
evlerin sakinleri Yeni Geyre köyünde yeni yapılan evlerine taşındılar.
1966 yılında kazıya başlandı. İki bölümlü oturma sıralarının alt bölümü (alt kavea) ve sahne binasının alt katı sağlam olarak ele geçti. Kazılar sonucu tarih
öncesi ve tarih sonrası devirlere ait, tiyatronun koruma altına alınmış kısmı ve çok sayıdaki heykel ve kabartmalar kadar, birçok değerli sanat eseri
bulunmuştur. Ayrıca sahne binasında birçok heykel bulundu. |
|
1979 yılında Prof. Kenan Erim tanrıça Afrodit ve Roma İmparatorluğunun ilk imparatorları olan Julia Cladius sülalesine adanmış büyük bir tapınak kompleksi
buldu.
Yapının üzerindeki yazıtlardan binanın Sebasteion olarak adlandırıldığını biliyoruz. İsim ulu anlamına gelen Latince Avgustus sözcüğünün yunanca karşılığıdır. Roma'nın doğusunda bu kadar büyük ve özellikle kabartmalar
yönünden zengin başka bir sebasteion yoktur. Yapı kuzey kapısından başlayan ve
tiyatroda sona eren caddenin üzerinde yer almaktadır.Kült merkezi İmparator
Tiberius devrinde (İS.14-37) yapılmaya başlanmış ve Nero devrinde... |
| |
Stadyum |
|
Aphrodisias Müzesi |
Aphrodisias stadyumu, kentin en iyi korunmuş ve en görkemli yapıtı
olmakla birlikte Ege bölgesindeki eski stadyumlardan en iyi korunanıdır. Kentin
kuzeyinde yer alan stadyum, Dünyanın en önemli antik yapılarından birisidir.
Şehrin kuzeyinde olan stadyum 262 metre uzunluk, 50 metre genişlik ve 30000
izleyici alabilecek oturma sıralarına sahiptir. |
|
1979 yılında açılan Aphrodisias Müzesinde sadece Aphrodisias'dan kazılarla
bulunmuş eserler sergilenmektedir. Eserlerin çoğunluğunu heykeller oluşturmaktadır. Aphrodisias'da İ.Ö. 1.yüzyıl ile, İ.S. 5. yüzyıllar arasında
çok nitelikli eserler veren bir heykel okulunun varlığını biliyoruz. Mermerler
kentin 1 kilometre... |
| |